Çalışanın yalnızca işini yapmasının değil, aynı zamanda bunu sürekli hevesli, enerjik, pozitif ve şükreden bir ruh haliyle yapmasının da beklenmesi. Özellikle “bizde enerji çok yüksek”, “biraz daha pozitif olalım”, “negatifliği ekibe yansıtmayalım” gibi cümlelerle görünür. Burada baskı doğrudan “mutlu ol” emriyle kurulmaz. Daha çok, mutsuz görünmenin uygunsuz, yorulmanın profesyonellik dışı, itiraz etmenin de takım ruhuna aykırı hissettirilmesiyle işler. Kısacası, duygu yönetimi adı altında duygu sansürü yapılır.
medya
medya akışı
medya, yayıncılık, iletişim ve dijital üretim odaklı içerikler
72 eşleşen başlıkbu sayfada 8 entrydevam var
Resmi yetkisi, sorumluluğu veya imza sirkülerinde adı olmadığı halde kimin terfi alacağına, hangi projenin çöpe gideceğine ve ofisteki klimanın kaç derecede duracağına karar verebilen "derin" temsilci. Tüm dedikoduların, gizli maaş zamlarının ve yaklaşan işten çıkarmaların merkez üssü; patronun yanına, kapıyı vurmadan ve elinde bir kupa kahveyle girebilen tek kişidir.
İşin teslimine 10 dakika kala ortaya çıkıp "Biraz daha revize lazım" diyerek zaman algısıyla oynayan ve herkesin hafta sonunu iptal eden, kurumsal zaman algısının en büyük düşmanı karanlık figür. İşin bitmesine tam saatler kala, projenin tüm temelini sarsacak bir "aslında şöyle mi yapsak?" sorusuyla zamanı geri sarar.
En karmaşık tabloları bir formülle çözen, ofisin gizli kahramanı kurumsal ekosistemin "görünmez eli" ve verilerin efendisi. İçinde yedi kuşak öncesinin verilerini barındıran ve yanlış bir hücreye dokunulduğunda tüm şirketin finansal dengesini bozabilecek o "kutsal" tabloların tek muhafızıdır.
Kurumsal dünyada bütçenin "doğayı korumaya" değil, "doğayı koruyormuş gibi görünmeye" harcandığı o görkemli sahne şovu. Bir kurumun karbon ayak izini silmek yerine logosundaki yeşil tonunu biraz daha artırıp ofisteki plastik pipetleri yasaklayarak "gezegenin kurtarıcısı" rolüne soyunmasıdır.
Kurumsal habitatın en gizemli ve bir o kadar da dayanıklı türü. Toplantılarda sadece kafa sallayan, açık ofis masalarında veya mutfak kuyruklarında var olan ancak şirketin karar mekanizmalarına, projelerine veya dedikodularına en ufak katkısı bulunmayan canlı türü. Şirket küçülmeye gittiğinde genellikle en son fark edilen kişidir. Çünkü kimse onun tam olarak ne iş yaptığını bilmediği için, yokluğunun ne yaratacağını da kestirilemez.
Bir çalışana unvanında bir gram değişiklik, maaşında bir kuruş artış yapmadan, istifa eden bir yöneticinin veya iş arkadaşının tüm sorumluluklarını "senin potansiyeline çok güveniyoruz" sosuyla boca etme sanatı. Genellikle "Sessiz İstifa" (Quiet Quitting) akımına karşı yönetimin geliştirdiği "sen misin az çalışan, al sana iki kişilik iş" temalı bir karşı hamle olduğu görüşü de mevcuttur.
Kurumsal itibar, bir şirketin "ne kadar dürüst, ne kadar başarılı ve ne kadar güvenilir" olduğunun bir aynasıdır. İşveren markası ile kurumsal itibar arasındaki ilişkiyi, bir madalyonun iki yüzü veya birbirini besleyen bir ekosistem olarak düşünebiliriz. Eğer bir şirket, işveren markası stratejisiyle çalışanlarına verdiği sözü tutuyorsa ve içeride mutlu bir çalışma ortamı varsa; bu durum çalışanların dış dünyaya yaydığı olumlu mesajlarla kurumsal itibarı doğrudan yükseltir.
sayfa 7
